Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede rahmettir.
Kat’iyen anla ki: Senin gibi zayıf-ı mutlak, âciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fâni, küçük bir mahluka koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek; elbette hikmet ve inayet ve ilim ve…
Hakikate Açılan Nurlu Pencere
Kat’iyen anla ki: Senin gibi zayıf-ı mutlak, âciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fâni, küçük bir mahluka koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek; elbette hikmet ve inayet ve ilim ve…
İbn Abbas (ra) anlatıyor: Ben Rasulullah’ın (sav) terkisindeydim (eyerin arka bölümü). Bana şu nasihatte bulundu: Yavrum! Allah’a karşı (emir ve yasaklarına uyarak edebini) koru, Allah da seni (dünya ve ahirette)…
Cenab-ı Hak havf damarını hıfz-ı hayat için vermiş, hayatı tahrip için değil! Ve hayatı ağır ve müşkül ve elîm ve azap yapmak için vermemiştir. Havf iki, üç, dört ihtimalden bir…
Hz. Peygamber’in (sav) eşi Hz. Âişe (ra) şöyle demiştir: “Ben, Resûlullah’ın (sav) küçük dili görünecek kadar güldüğünü görmedim. O, yalnızca tebessüm ederdi.” (B4828 Buhârî, Tefsîr, (Ahkâf) 2; M2086 Müslim, İstiskâ,…
Hz. Peygamber karnı şişmiş, şişman bir kimseyi gördüğünde parmağıyla karnına işaret ederek “Eğer bu yemeğin bir kısmı da başka bir karında olsaydı, senin için daha hayırlı olurdu” dedi. Kaynak:Heysemi V/31…
Ebû Zer (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber’e (sav), ‘Hangi amel daha faziletlidir?’ diye sordum. ‘Allah’a inanmak ve O’nun yolunda cihad etmek.’ buyurdu.” (B2518 Buhârî, Itk, 2) Enes (b. Mâlik)’in rivayet ettiğine…
Gaflet ve dalaletimiz sebebiyle aleyhimize ittifak eden istikbal, dünya ve heva-yı nefsin zararlarını def’edecek yalnız o zat olabilir ki istikbal taht-ı emrinde, dünya taht-ı hükmünde, nefsimiz taht-ı idaresindedir. Acaba Hâlık-ı…
“Sen Kur’ân’ı pek âli, çok parlak görüyorsun. Bîtarafâne muhakeme et, öyle bak. Yani, bir beşer kelâmı farz et, bak. Acaba o meziyetleri, o ziynetleri görecek misin?” Hakikaten ben de ona…
Abdurrahman b. Ebû Bekre’nin naklettiğine göre, babası (Ebû Bekre) şöyle anlatmıştır: Hz. Peygamber (sav) (Veda Haccı’nda) devesinin üstüne oturdu, bir adam da devenin yularını tutuyordu. Sonra insanlara şöyle hitap etti:…
Hz. Ebubekir halka hitab ederek şunları söyledi: Nefsimi elinde tutana yemin ederim ki, Allah’tan korkar, iyilik yaparsanız nerede olursanız olunuz Allah Teâlâ size yetecek kadar bir bolluk verecektir. Kenz, VIII/206…