“AZİZ, İNTİKAM ALMAYA GÜCÜ YETERKEN AFFEDENDİR!..” 

(h. şerif-harâiti)

 “Gizli münafıklar,

Vehhabilik damarıyla en ziyade İslamiyeti ve hakikat-i Kur’âniyeyi

muhafazaya memur ve mükellef olan bir kısım hocaları elde edip,

 ehl-i hakikati Alevilikle itham etmekle birbiri aleyhinde istimal ederek

dehşetli bir darbeyi İslamiyete vurmaya çalışanlar meydanda geziyorlar.” 

(Emirdağ Lahikası, s. 178)

Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak 

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: 
(Bir kimse, bir zat ile konuşunca, eğer kalbinde, dünya sevgisi azalıp,

Allahü teâlâya bağlılığı artarsa,

onun keramet sahibi, evliyadan bir zat olduğu anlaşılır.

Eğer böyle olmazsa,

o zatın istidrac gösteren bir yalancı olduğu meydana çıkar.

(Evliya olmak için

Allahü teâlânın ahlakı ile ahlaklanmak gerek) buyurulmuştur.

Yani Allahü teâlânın sıfatlarına uygun sıfatlar, evliyada hasıl olur.

Fakat bu benzerlik sadece isimdedir.

Yoksa sıfatların özelliğinde beraberlik olmaz. 

(Allahü teâlânın ahlakı ile ahlaklanın) emrini anlatırken

Hace M. Parisa hazretleri, Tahkikat kitabında buyuruyor ki: 

“Allahü teâlânın bir sıfatı Basirdir. Yani Allahü teâlâ her şeyi görür.

Bir kimsenin kalb gözü açılır,

firaset ışığı ile, kendi ayıplarını ve başkalarının iyi huylarını görürse,

yani başkalarını kendinden üstün görürse

ve Allahü teâlânın her an gördüğünü göz önünde bulundurarak

hep Onun beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla edeplenmiş olur. 

Allahü teâlânın bir sıfatı da Mümittir. Yani öldürücü demektir.

Bir kimse, sünnetler yerine yerleşmiş olan bid’atleri yok ederse,

bu sıfatla sıfatlanmış olur. Bütün sıfatlar, bunlar gibidir.”

Cahiller, bu ahlaklanmayı başka türlü anlamış ve yoldan çıkmıştır.

Evliyanın ölüleri dirilteceğini, kaybolan şeyleri bileceğini sanmışlar,

günaha girmişlerdir.) [Müj. Mekt. 107

Allahü teâlânın sıfatlarından biri Settardır.

Yani günahları örtücüdür.

Müslüman da, din kardeşinin kusurunu örtmelidir. 

Allahü teâlâ Kerimdir. Rahimdir.

Yani lütfu, ihsanı bol ve merhameti çoktur.

Müslüman da, cömert ve merhametli olmalıdır!

Allahü teâlâ, Gaffardır, yani kullarının günahlarını affedicidir.

Müslümanlar da birbirlerinin kusurlarını affetmelidir!

Af, hak ettiği bir şeyi almayıp sahibine bağışlamak demektir.

Allahü teâlâ affedicidir, affedenleri sever.

Kur’an-ı kerimde mealen,

 (Affet, marufu emret ve cahillerden yüz çevir!) buyuruluyor.

(Araf 199)

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: 
(Affedin ki, Allahü teâlâ da sizi affetsin ve şerefinizi yükseltsin!) 

[İsfehani]

(Allah için affedeni Allahü teâlâ yükseltir, aziz eder.) 

[Berika]

(Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek,

kendini mahrum edenlere ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.) 

[İ.Ebiddünya]

(Sana zulmedeni affet,

sana gelmeyene git, sana kötülük edene sen iyilik et,

aleyhine de olsa mutlaka doğru konuş.) 

[Ruzeyn]

(Musa aleyhisselam, “Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?” diye sordu.

Allahü teâlâ da, “İntikam almaya gücü yeterken affedendir” buyurdu.)

[Harâiti]

(Allahü teâlâ, merhameti olmayana merhamet etmez, affetmeyeni affetmez.) 

[İ.Ahmed]

(Affedin ki affa kavuşasınız!) 

[İ.Ahmed]

Bab-ı Şefkat NUR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir