KÜFRE RIZA

KÜFÜR OLDUĞU GİBİ, ZULME RIZA DAHİ ZULÜMDÜR!..

“Mimsiz, gaddar medeniyetin zâlimâne düsturu olan,

“Cemaat için fert feda edilir;

milletin selâmeti için cüz’î hukuklara bakılmaz” diye,

öyle dehşetli bir zulüm meydanı açmış ki,

kurûn-u ûlâ vahşetlerinde de emsali vuku bulmamış.

Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın adalet-i hakikiyesi,

bir ferdin hakkını cemaate feda etmez;

“Hak haktır; küçüğe, büyüğe, aza, çoğa bakılmaz” diye kanun-u semavî

ve hakikî adalet noktasında Risale-i Nur şakirtleri gibi

hakikat-i Kur’ân’iyeyle meşgul adamlar, zaruret olmadan, lüzumsuz,

 yalnız hevesli bir merak için, netice itibarıyla

fâidesi bulunan ve netice daha gelmeden evvel lüzumsuz bakmak

ve zâlimâne tahribatlarını alkışlamak suretiyle

İslâmiyet ve Kur’ân lehine hizmet edeceği

o cereyanın harekâtını fikren takip etmekle meşgul olmak münasip olmadığı için,

nefis de, akıl ve kalbe tâbi olup merakını bırakmış diye anladım.”

Evvelâ;

Şeriat ve sünnet-i seniyye’ ye muvafık olan

Adalet-i Mahza’yı kavrayabilmek için,

Kur’an ve Risale-i Nur nazarından meselelere bakmak gerekir;

Öncelikle tarafgirlik nazarı kusuru görmez, zulme rıza gösterir.

Halbuki, “küfre rıza küfür olduğu gibi, zulme rıza dahi zulümdür.”

Cemaat için ferdin cüzi hukuklarına bakılmaz kaidesi Adalet-i Mahza’ da

“hak haktır, küçüğe büyüğe, aza çoğa bakılmaz”

Meselâ,

Bir lirayı çalmakla bin lirayı çalmak arasında hak hususunda bir fark yoktur…

Demek, Ve yine meselâ,

“Faiz haramdır ama bu zaman da faizsiz ticaret olmuyor” demek,

Allah’ın haram sınırını,

Şeriat ve sünnetin, esas ve kaidelerini ehemmiyetsiz görmek küfre rızadır…

Ve yine meselâ, ayeti kerime de açıkça beyan edidiği gibi;

“Ribâ (fâiz) yiyenler (kabirlerinden), ancak kendisini şeytan çarpmış kimsenin,

cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar!

Bu, şübhesiz onların: ‘Alış-veriş (de) ancak fâiz gibidir’ demeleri yüzündendir.

Hâlbuki Allah, alış-verişi helâl, fâizi ise haram kıldı!..”

(bakara,275)

Zina etmek, yalan yere şahidlik etmek, hırsızlık etmek

ve mü’min kardeşini aldatmak da

Diğer bahsedilenler gibi günahı kebair cinsinden küfürdür, zulümdür!..

Ve yine Mesela Kur’an’ı kerim ait müteşabih ve benzeri ayetlerin,

peygamber ve nebilere ait bazı hadiseların, sahabeye ait meselerin

hakkında tartışmalara girmek

bu nevi küfür olduğu gibi dinlemekte küfre rıza göstermektir…

Menfi milleyetçıiik ve ırkçılık tartışma ve taraftarlığıda bu konulara dahildir…

Mü’min bile olsa bu çeşit eser ve bigileri merakından

okuyup dinleyenlerde küfre rıza göstermiş olurlar…*

Şâfiî fakihlerinden olan İbn-i Abdüsselâm (vefatı h. 660 / m. 1262),

İslâm dünyasına savaş açmış

haçlılara silah ve silah yapımında kullanılacak malzemenin

satışının haram olduğuna

ve bunu yapanların zalim olacaklarına dair bir fetvâ yayınlamıştı.

Bu fetvâyı duyan terzilerden biri, İbn-i Abdüsselâm’a gelerek;

 “–Haçlılar bana elbise diktirmeye geliyorlar.

Ben haçlılara elbise dikersem bu zulme ortak olur muyum?” diye sordu.

 İbn-i Abdüsselâm ise günümüze de ışık tutan şu muhteşem cevâbı verdi:

“–Hayır, sen zulümlerine ortak olmazsın.

Sana iğne iplik satan zulme ortak olur, sen ise zâlimin ta kendisi olursun.”

– Ve yine, Bir terzi Süfyan es-Sevri’ye gelerek,

“Ben zalim Sultana elbise dikiyorum.

Zulme yardım etmiş olur muyum?” diye sorar.

Hazret de “Hayır, sen doğrudan zalimlerden olursun.

Zulme yardım edenler ise sana iğne ve iplik satanlardır.” der.

(Zehebi, Zevacir, 2/202)

Bab-ı Şefkat NUR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir