“- AKLÎ DELALET”

KIZIL İCÂZ VEYA TALİKAT GİBİ ESERLERDEKİ İLMİ İSTİDADIN

AĞAÇ OLMUŞ ÇİÇEK AÇMIŞ, HATTA MEYVE VERMİŞ SEMERESİDİR!..

Bu eserlerdeki tohum halindeki istidadlar bi’l kuvvedir…

Risale-i Nur da bi’l fiil olarak ruhlarda, akıllarda ve kalplerde,

hatta gönüllerdeki takva da vücud bulmuş, hayati birer nuraniyettir!…

“Delalet;

 tabî‘î, aklî ve vaz‘i olmak üzere üç çeşittir.”,

(Ta’likat)

Aklî delalet’i Üstadımız risale-i nurlar’ da şöyle bir ifade etmiştir;

“İman, yalnız icmalî ve taklidî bir tasdike münhasır değil; bir çekirdekten,

ta büyük hurma ağacına kadar ve eldeki âyinede görünen misalî güneşten

ta deniz yüzündeki aksine, ta güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi;

imanın o derece kesretli hakikatleri var ki,

binbir esma-i İlâhiye ve sâir erkân-ı imaniyenin kâinat hakikatleriyle alâkadar

çok hakikatleri var ki,

“Bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemâlât-ı insaniyenin en büyüğü imandır

ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyedir” diye

 ehl-i hakikat ittifak etmişler.

Evet, iman-ı taklidî, çabuk şüphelere mağlûb olur.

Ondan çok kuvvetli ve çok geniş olan iman-ı tahkikîde pek çok merâtib var.

O merâtiblerden ilmelyakin mertebesi, çok bürhanlarının kuvvetleriyle

binler şüphelere karşı dayanır.

Hâlbuki taklidî iman bir şüpheye karşı bazan mağlûb olur.

Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de aynelyakin derecesidir ki,

pek çok mertebeleri var. Belki esma-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var.

Bütün kâinatı bir Kur’ân gibi okuyabilecek derecesine gelir.

Hem bir mertebesi de hakkalyakindir. Onun da çok mertebeleri var.

Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse bir halt edemez!..”

(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s.272)

Bab-ı Şefkat NUR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir