VAHİY VE PEYGAMBER,

ALLAH’IN KELAM SIFATINA KUVVETLİ İKİ DELİL…

Peygamberlere verilen mukaddes kitaplar ve sayfalar da vahyin ikinci kuvvetli

ve mütevatir bir delili olduğu gibi; 

Vahiy ve peygamber, Allah’ın Kelam sıfatına kuvvetli iki delil oluyorlar!..

Vahyin hakikat-ı kudsiyesi beş esas üzere anlaşılabilir.

“Birincisi: لِلتَّنَزُّلاَتِ اْلاِلَهِيَّةِ اِلٰى عُقُولِ الْبَشَرِ denilen, beşerin akıllarına ve fehimlerine göre konuşmak, bir tenezzül-ü İlâhîdir. Evet, bütün zîruh mahlûkatını konuşturan ve konuşmalarını bilen, elbette Kendisi dahi o konuşmalara konuşmasıyla müdahale etmesi, rububiyetin sıfatının bir gereğidir…”

(7.şua)

Zira terbiye eden konuşacak, rızk veren hitap edecektir!..

“İkincisi: Kendini tanıttırmak için, kâinatı bu kadar hadsiz masraflarla, baştan başa harikalar içinde yaratan ve binler dillerle kemâlâtını söylettiren, elbette Kendi sözleriyle dahi Kendini tanıttıracak.

Üçüncüsü: Mevcudatın en müntehabı ve en muhtacı ve en nâzenini ve en müştakı olan hakikî insanların münâcâtlarına ve şükürlerine fiilen mukabele ettiği gibi, kelâmıyla da mukabele etmek, hâlıkıyetin şe’nidir.”

(7.şua)

Allah, kâinatta fiil ve icraatları ile insanlara sonsuz iyilik ve ihsanlarda bulunuyor. ve icraatları ile insanlara sonsuz iyilik ve ihsanlarda bulun insanların üzerinde görünen beceri ve başarılar, Allah’ın insanlara fili olan ihsan kelâmıdır.

İşte bu  sebepten

“Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendi!..”

(nisa,79) denmiştir.

Allah tekellüm etmese idi, yaratma fiili kemalini bulamayacaktı.

Bu da O’nun yaratma sıfatı olan Hâlık ismine muvafık olmaz.

Dördüncüsü: İlim ile hayatın zarurî bir lâzımı ve ışıklı bir tezahürü olan mükâleme sıfatı, elbette ihatalı bir ilmi ve sermedî bir hayatı taşıyan Zâtta, ihatalı ve sermedî bir surette bulunur.

Beşincisi: En sevimli ve muhabbetli ve endişeli ve nokta-i istinada en muhtaç ve sahibini ve malikini bulmaya en müştak, hem fakir ve âciz bulunan mahlûkatlarına, acz ve iştiyakı, fakr ve ihtiyacı ve endişe-i istikbali ve muhabbeti ve perestişi veren bir Zât, elbette Kendi vücudunu onlara tekellümüyle iş’ar etmek, ulûhiyetin muktezasıdır.”

(7.şua)

Fakir için gani olan Rahman Allah.

Endişeli ve tereddüdü olana eman ve selam olan Allah!..

Tevekkül edene kayyum olan Allah!..

Muhtaç olana  medet olan Allah!…

insana, bütün ihtiyaçlarını yerine getirecek bir Allah.

Sahibini bulmaya müştak olan insana,

malikiyetini her cihet ile gösteren bir Allah.

‘Yere göğe sığmam, ama mü’min kulumun kalbine sığarım’

(Aclunî, 2/195). diyen Allah;

kulunun kalbini ve ruhunu sebeplere ve aciz mahlûkata kaptırmaması için,

elbette onunla konuşacak, varlığını ve birliğini bildirecek, kendisini sevdiği için

yarattığını ifade edecek, kendisine -iman etmek ve kulluğunu takınmak şartıyla

ebedî bir cenneti ve sonsuz saadeti halk ettiğini ifade edip o insanı rahatlatacak

ve kesrette dağılmasına izin vermeyecektir!..


Bab-ı Şefkat NUR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir