REKLAMLARIN FELSEFESİ…

“Dünya muhabbeti bütün hataların başıdır.”
(Beyhakî, Şuabu’l-İman 7/338, No: 10501.)
“…insanda
madem nefis, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar;
çok vakit imanını rencide etmek için, gafletinden istifade ederek,
çok hileleri ederler, şüphe ve vesveselerle iman nurunu kaparlar!..”
(26.mektp-4.mbhs)
Dalalete, Küfre ve fıska kapı açan; reklamlar
hangi felsefe ile çalışıyor acaba…
Dünya teveccühleri arttırarak, hayata karşı muhabbete daldırarak,
inancı ve inkıyadı henüz olgunlaşmamış genç nesillere,
cinni ve insi hayasız şeytanları kullanarak,
sinsice, çok büyük bir helâket kapısı açmakta maharet gösteriyorlar…
hele kullandıkları sologanlar birer küfür ve dalalet tuzağı…
meselâ;
“Hayat süprizlerle dolu…” reklam solağanı,
İnsanın zihnini tevafuktan tesadüfe,
Kalbini tevekkülden, boş beklentilere,
Dilini zikirden gaflete atan
-malayani sözler, şarkılar, türkülerle-, şeytanın bir oyunudur ki;
İnsanın Ezel ve Ebed ilimine muktedir,
Mukaddir sıfatına haiz olan Allah’ın mukadderatına ait itikadını sarsar…
Kadere dair iman nurunu çalar!..
Ve iblisin,
“(şeytan) Elbette onlara önlerinden, arkalarından,

sağlarından, sollarından sokulacağım
ve Sen,
onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!..” dedi.
(A’râf 7/17)
ayet-i celile’sinde bahsedilen ahdini yerine getirdiği gibi…
Ve yine Meselâ;
“Doğadan gelen hediyeler” reklam solağanı,
Kainatın herşeyi yoktan var eden Kudret ve Rahmet sahibi
HÂLIK ve MALİK olan
Sınırsız, letafeti ve şefkati ile kullarına lüftuyle ikram eden,
Kendini kullarına tanıtmak ve
Onları ebedi bir hayatı ve saadeti kazanmaları için,
şu imtihan meydanına indiren,
Bütün alemlerin ve yaratılmış canlı cansız varlıkların Râbbi’ karşı,
Küfür, şirk ve fısk dolu böyle sözler,
Rahman ve Rahim olan Allah’a karşı,
insanın itikadi emellerini dünyaya yöneltir…
İnsanın umudunu sebeplere bağlayarak, dünya sevgisine müptela eder…
İşte bu durumda Şeytan,
insanın kalbindeki Allah’a iman nurunu kapar, söndürür!..
“İman ise,
hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır,
hem girdiği -her- âlemin ziyasıdır. لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ)  – )
(Allah’tan başka ilah yoktur) ise,
-Yani, her alemin kapısını, – o tevhid- nuru –ile- açar bir anahtardır!..
(26.mektp-4.mbhs)
Peygamber Efendimiz(ﷺ) şöyle buyurmaktadır,

“Evinden çıkan herkesin elinde iki sancak bulunur;
biri meleğin elinde, diğeri de şeytanın elinde olur.
Eğer o kişi, Allah’ın sevdiği ve rızâsına uygun olan bir iş için çıkarsa,
onu evine dönünceye kadar elindeki sancak ile melek takip eder.
Eğer Allah’ın gazabını celbeden bir iş için çıkarsa
şeytan elindeki sancak ile onu izler.
O kimse evine dönünceye kadar şeytanın sancağı altında olur…” 
(Ahmed, II, 323)

“Başına bir şey gelirse,
«şöyle yapsaydım, böyle olurdu» diye hayıflanıp durma!
«Allah’ın takdiri bu, O, ne dilerse yapar» de.
Zira «Eğer şöyle yapsaydım» gibi sözler
şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar!..” 
(Müslim, Kader, 34)
“Şeytan insanın kurdudur.
Tıpkı sürüden ayrılan koyunu kapan kurt gibi.
Sakın gruplara bölünmeyin.
Cemaatten, toplumdan ve mescidlerden ayrılmayın.” 
(Ahmed, II, 400; V, 335; Hâkim, I, 73/59)

“Allah’ın size lûtuf ve rahmeti olmasaydı,
pek azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz!.” 
(Nisâ 4/83)
“Gerçek şu ki, iman edip de yalnız Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde
onun (şeytanın) bir hâkimiyeti yoktur.

Onun hâkimiyeti, ancak kendisini dost edinenlere
ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.” 
(Nahl 16/99-100)
“(istihaze et…)
“De ki:
Yâ Rabbenâ!
Şeytanların kışkırtmalarından
ve vesveselerinden sana sığınırım!..”
“Yâ İlâhenâ!
Onların yanıma gelmelerinden de sana sığınırım!..” 
(Mü’minûn 23/97-98)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir