Toplantı Adabı

İbn Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

Sizden biri, bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp da oraya kendisi oturmasın. Fakat, sıkışın ve yer açın.

İbn Ömer (ra), bir mecliste (kendisine yer vermek için) kalkan kimsenin yerine oturmazdı.

(M5684-5686 Müslim, Selâm, 28-29; B6270 Buhârî, İsti’zân, 34)


Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) :

Biriniz oturduğu yerden kalkıp dışarı çıkarsa döndüğünde, eski yerine oturma önceliğine (herkesten) daha fazla sahiptir, buyurmuştur.

(M5689 Müslim, Selâm, 31)


Câbir b. Semüre’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir:

Peygamber’in yanına (meclisine) geldiğimizde herkes bulduğu yere otururdu.

(D4825 Ebû Dâvûd, Edeb, 14; T2725 Tirmizî, İsti’zân, 29)


Ebû Abdullah Selmân el-Fârisî’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

Cuma günü gusledip iyice temizlenen, saçlarının ve sakalının bakımını yaparak veya evindeki güzel kokulardan sürünerek camiye gelen ve (ileri geçmek için) iki kişinin arasını ayırmadan farz namazı kılan, sonra da imamın hutbesini sessizce dinleyen kimsenin o cuma ile bir sonraki cuma arasındaki günahları mutlaka bağışlanır.

(B883 Buhârî, Cum’a, 6)


Amr b. Şuayb’ın (ra), babası vasıtasıyla dedesinden rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) :

(Camide yahut toplantıda) izinlerini almadıkça iki kişinin arasına sokulmak helâl olmaz, buyurmuştur.

(D4845 Ebû Dâvûd, Edeb, 21; T2752 Tirmizî, Edeb, 11)

Ebû Dâvûd’un (ra) diğer bir rivayetinde:

Bir kimse iki kişinin arasına ancak onların izinlerini aldıktan sonra oturur, denilmiştir.

(D4844 Ebû Dâvûd, Edeb, 21)


Huzeyfe b. Yemân’dan (ra) rivayet edildiğine göre:

Resûlullah (sav) (sohbet) halkasının ortasına oturan kimseyi kınamıştır.

(D4826 Ebû Dâvûd, Edeb, 14, +)


Tirmizî’nin Ebû Miclez’den rivayet ettiğine göre, adamın biri, gelip (sohbet) halkasının ortasına oturdu. Bunun üzerine Huzeyfe:

(Sohbet) halkasının ortasına oturan kimse, Muhammed’in (sav) diliyle kınanmıştır veya Allah onu Muhammed’in (sav) diliyle kınamıştır, dedi.

(T2753 Tirmizî, Edeb, 12)


Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir:

Resûlullah’ın (sav), “Meclislerin en hayırlısı, en genişidir.” buyurduğunu işittim.

(D4820 Ebû Dâvûd, Edeb, 12, +)


Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle demiştir:

Bir kimse mecliste oturup uzun uzadıya boş şeyler konuşur; ancak oradan ayrılmadan önce, “Allah’ım, seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Senden başka ilâh olmadığına şehâdet ederim. Senden beni bağışlamanı diler ve sana tövbe ederim.”

(سُبحَْانَكَ اللهُّّٰمَّ وَبحَِمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إلاَّ أنْتَ أَسْتَغْفِرُكَ وَأتُبُ إِِلَيْكَ􀄁)

duasını okursa o mecliste yaptığı hataları bağışlanır.

(T3433 Tirmizî, Deavât, 38)


Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

Bir topluluk Yüce Allah’ı zikretmeden ve peygamberlerine salât selâm getirmeden bir meclisten kalkarlarsa bu, onlar için bir pişmanlık olur. Allah, dilerse onlara azap eder, dilerse onları bağışlar.

(T3380 Tirmizî, Deavât, 8)


Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle demiştir:

Bir yerde oturup da Yüce Allah’ı zikretmeyen kişi, Allah’a karşı görevini eksik yapmış olur. Bir yerde yatıp da, orada Allah’ı zikretmeyen kişi Allah’a karşı görevini eksik yapmış olur.

(D4856 Ebû Dâvûd, Edeb, 25, +)

30 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

© 2020 NurluHizmet