Reenkarnasyon Gerçek midir?

En son güncellendiği tarih: Oca 16

‘Tenasüh’ (reenkarnasyon)

dinimizde ve gerçekte ki yeri nedir?..


"Bir asıldan tev'em olarak neşet eden eski Roma ve Yunan iki dehâları, su ve yağ gibi mürur-u a'sâr ve medeniyet ve Hıristiyanlığın temzicine çalıştığı halde,

yine istiklâllerini muhafaza, âdetâ tenasuhla o iki ruh şimdi de başka şekillerde yaşıyorlar.

Onlar tev’em ve esbab-ı temzic varken imtizac olunmazsa,

şeriatın ruhu olan nur-u hidayet, o muzlim medeniyetin esası olan Roma dehâsıyla hiçbir vakit mezc olunmaz, bel’ olunmaz.(-Sünuhat-)


Roma ve Yunan medeniyetleri tek yumurta ikizleri gibidir,

bu yüzden birisi diğerinin devamı niteliğindedir.

Şimdi bu iki medeniyetin fasid ruhu farklı bir ceset ile devam etmektedir ki

bu medeniyet "Batı medeniyeti"dir.


Yani ister Roma ister Yunan medeniyeti olsun,

bu medeniyetin merkezinde vahyin yerinde akılcılık, maddiyyunculuk, menfaat, sömürü, riyakarlık ve rasyonalizm vardır.


Üstad'ın "iki deha" demesinin özünde, bu medeniyetlerin merkeze aklı koyması vardır.


Aristo, Sokrat, Descartes, Karl Marks gibi dahi derecesindeki filozofların, bu medeniyetlerden çıkması buna şahit ve delildir.

Ama bu deha, iman nurundan mahrum olduğu için; deha olsa bile,

şeytanın desiselerine melâb

ve şerlerine merkep

olmaktan kendini kurtaramamıştır!..


Bu sebepten;


“Şeriatın ruhu olan nur-u hidayet, o muzlim medeniyetin esası olan Roma dehâsıyla hiçbir vakit mezc olunmaz, bel’ olunmaz.(-Sünuhat-)


Sünnet itikadımız da;

“Tenasühe,

yani ölen insanın ruhunun başka bir çocuğa-veya başka bir şeye- geçerek,

tekrar dünyaya gelmesine inanmak,

islam dinine aykırıdır.

Böyle inananın îmanı gider...” -İmam Maturîdi-İmam-ı Eş’arî-


Tenasüh (reenkarnasyon) denilen fikre gelince;

Risale-i nur’da da bahsi geçen ve insanlara farklı gibi sunulan batıl, Dall ve cahilene, küfür kokan bu gibi fikirlerin menşe-i asılsızdır!..

Zira Allah’ın birliğine inanan, kitap ehli( Yahudi, Müslüman veya hiristiyan olsun) Vahid olan bir Allah’a inanıyorsa, bilir ki; ‘Vahid’ Olan Allah’ın birliği üzerinde ‘Ehad’ olan benzersiz, taklid edilemez mühürleri vardır,


yani;