Maymunlar insandan mı gelmişlerdir? Yoksa tersi mi?

En son güncellendiği tarih: Oca 16

Amma İkinci Muhaldeki müşkilât ise: Müteaddit risalelerde ispat edildiği gibi, eğer bütün eşya Vâhid-i Ehade verilse, bütün eşya birtek şey gibi suhuletli ve kolay olur.” – 23. Lem’a


Konuya başlamadan, Herşeyden evvel eşya üzerinde İsm-i Azam olarak tecelli eden, Alemlerin HÂLIK’ı, MÂLİK’i, RAZIK’ı ve RABBÎ, olan Yaratıcımızın ‘VÂHİD-İ EHAD’ olan sıfatına İMAN ettik!..


Fıtratları ayrı ayrı yaratıp, Onlara Vahidiyetiyle bir birlik,

Ehâdiyetiyle şahsiyet, kimlik ve nitelik lütfeden

FATIR-I HAKİM’e yarattığı fıtratlar adedince tasdik ve şahidlik ettik!..)

“Nakkaş-ı Ezelî, hadsiz kudretiyle, nihayetsiz cilve-i esmâsını her vakit tazelendirmekle ayrı ayrı şekilde göstermek için, eşyadaki teşahhusları ve hususî simaları öyle bir surette halk etmiştir ki, hiçbir mektub-u Samedânî ve hiçbir kitab-ı Rabbânî, diğer kitapların aynı aynına olamıyor. Alâküllihal, ayrı mânâları ifade etmek için, ayrı bir siması bulunacak.” – 23. Lem’a

Eşyanın hakikati sabittir. İnkılab-ı hakakik ise muhaldir. Yani, bir varlığın hakikati diğer varlığın hakikatine dönüşmesi muhaldir, imkânsızdır. Maymun ile insan arasında mahiyet ve hakikat farkı, doku uyuşmazlığı vardır.

İnsanda yaklaşık 100.000 protein vardır. Bunların içerisinde 40 tanesinin benzer

Bu benzerlik iddia edildiği gibi %98 bile olsa, bu iki canlı grubu arasında evrimsel bir ilişki kurulamaz.


Çünkü, türler çok hususi genetik şifrelere sahiptir. Burada göz önünde tutulması gereken önemli bir husus, canlı vücutlarında bulunan bir genin, birden fazla özellik üzerinde etkili olmasıdır. Bir başka deyişle, bir özellik birden fazla gen tarafından kontrol edilmektedir.

İnsana benzerliği olan canlılar sadece maymunlar da değildir.

İnsanlar maymundan mı geldi?

Anatomik yapısı itibariyle maymun, zeka itibariyle at, konuşma yönüyle papağan, sanat yönüyle bal arısı, sosyal yaşayış itibariyle karıncalar, yavrularına gösterdiği şefkat yönü itibariyle penguenler, insana diğer canlılardan daha yakındır.

Kaldı ki, insanı diğer canlılardan ayıran sadece anatomik yapı ya da birkaç özellik değildir. İnsanın muhakeme etmesi, akletmesi, vicdan sahibi olması, yargıda bulunması, hayali, hafızası, muhabbeti, konuşması, düşünmesi ve inanç sahibi olması en önde gelen vasıflarıdır.

ASHÂBU'S-SEBT

“İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. Biz böyle yapanlara 'Aşağılık maymun olun!..'dedik. Bunu, hem bu hâdiseye şahit olanlara hem de sonradan gelecek olan nesillere bir ibret ve korunacaklara da bir öğüt kıldık.”(Bakara, 2/65-66).


Önce konuyu bir kez daha hatırlayalım ki, ilgili ayetler sebt/cumartesi günü yasağını delen Yahudiler hakkındadır. Onlar, hem balıkları avlamak hem de cumartesi günü yasağına uymayı sağlamak için -akıllarınca- şöyle bir hileye baş vurdular: Cumartesi akın akın gelen balıkları avlamıyorlar, fakat onları bir havuzda topluyorlardı, cumartesi günü geçtikten sonra, havuzda toplanmış balıkları alıp götürüyorlardı. Akıllarınca, artık ne şiş ne de kebap yanmıştı. Allah, onların bu durumunu akılsız canlılardan biri olan maymuna benzetmiştir.


"Bu medenilerin çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, hınzır, maymun postu görülecek gibi hayale gelir." (Tarihçe-i Hayat, s. 116).

Bu batıl görüşler harf inkılabın dan sönra ders kitaplarına konularak Müslüman nesillerin Kur’an-ı Kerim’e olan inançlarının ve bağlılıklarının koparılması için kasıtlı yapılmış, manevi bir zulüm, büyük bir zehirdir!.. Bediüzzaman (r.a) buna benzer durumlarla karşılaşmasını, şu sözlerle aktarıyor;

"Şu sırrı izahtan evvel bir ihtar: 1338'de Ankara'ya gittim.

İslâm Ordus