KUR'ÂN ÖYLE BİR KERİM HAZİNEDİR Kİ; HER ASRIN HİSSESİNİ AYRI LUTFEDER!..

En son güncellendiği tarih: Oca 16

"Ehl-i hak ve ehl-i tetkiktir. Derler ki:

"Kur'ân bitmez ve tükenmez bir hazinedir.

Her asır, nusus ve muhkemâtını teslim ve kabul ile beraber,

Tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi hissesini alır,

başkasının gizli kalmış hissesine ilişmez." (29.mektup)

“Evet, Kur’ân-ı Hakîmin envârıyla hasıl olan o inkılâb-ı azîm-i içtimaîde ezdad birbirinden çıkıp ayrılırken” (29.mektup)

Kur’an’ı Hakim’in muhteşem nuruyle meydana gelen, içtimai hayattaki hak ile batılı,

hayır ile şerri birbirinden ayıran, azim inkılapla,

“şerler bütün tevâbiiyle, zulümâtıyla ve teferruâtıyla;

ve hayır ve kemâlât bütün envârıyla

ve netâiciyle karşı karşıya gelip, bir vaziyette, müheyyiç bir zamanda, her zikir

ve tesbih, bütün mânâsının tabakatını turfanda ve taravetli ve taze

ve genç bir surette ifade ettiği gibi,

o inkılâb-ı azîmin tarrakası altında olan insanların bütün hissiyâtını,

letâif-i mâneviyesini uyandırmış. Hattâ, vehim ve hayal ve sır gibi duygular hüşyar

ve müteyakkız bir surette, o zikir,

o tesbihlerdeki müteaddit mânâları kendi zevklerine göre alır, emer!..”(27.söz)

Kur'an hazinedir
“Her bir âyetin mânâ mertebelerinde bir zâhiri, bir bâtını, bir haddi, bir muttalaı vardır. Bu dört tabakadan herbirisinin hadîsçe شُجُونٍ وَغُسُونٍ tâbir edilen fürûatı, işârâtı, dal ve budakları vardır,”

İbn-i Hibban, El-Sahih, c. I, sh. 276; Taberani, Mu’cem, c. X, sh. 105 vd.;

ikinci kısım ise İbn-i Abbas tarikiyle İbn-i Ebi Hatım tarafından nakledilmiştir.

meâlindeki hadîsin hükmüyle,.." (1. şua)

Müfessir Elmalılı Hamdi Yazır şöyle der:

“Şüphe yok ki Kur’an apaçık bir Arapça ile inmiştir.

Kur’an’ın dili, bilmece ve muamma gibi remizden ibaret sembolik bir ifade değildir.

….Bununla beraber,

Kur’an’ın Ümmü’l-Kitap olan muhkematının yanında