-HARAM HÜKMÜNÜN HİKMETİ VE SEMERESİ-

En son güncellendiği tarih: Oca 16


SORU; ”Rabbimiz bize neyi haram kılmışsa veya neyi yasaklıyorsa,

O’nu (ﷻ) tanımada bir engeli önümüzden kaldırmak için

yine bir imkân ve kolaylık olarak onu bize yasaklıyor…

”NASIL?...

Meselâ

zekât sadaka vermemek malı mülkü O’ndan bilmeyip nefsine mal ederek

MALÎK’ ve İHSAN sahibi KERİM olan HÂLÎK’ımızı tanımamak değil midir?..

Tasadduk etmemek ÎSAR ruhuna vasıl olamayıp,

mü’minlik makamlarından olan,

Muhsin ve Kerim sıfatlar’ına mazhariyetten mahrumiyet değil midir!..

Kizb, kudret-i İlâhiyeye bir iftiradır.” (İşârâtü’l-İcâz) derken;

Meselâ yalan,

Allah’ın yaratmadığı bir sözü veya işi, ‘yarattığı’nı

veya yarattığı birşeyi ‘yaratmadığı’nı iddia etmek anlamına gelir;

yani bu açıdan bakılırsa, yalancılık ‘Allah’ın Kudretine iftira’ olduğu gibi,

SADIK, EMİN, v.s bir çok isim ve sıfatına tanımaya veya mazhariyetine

engel değil midir?..

Yine yalancılık,

Allah’ın Semî, Basîr, Latîf, Habîr, Alîm ,Kadir gibi isimlerinden,

yalanı söyleyen kimsenin gaflette olduğu gerçeğini gösterir.!..

İbadetullah’ın içerdiği bu ‘marifetullah’ sırrı,

Düşünsek;

her bir ibadette ve her bir ilâhî

emir ve yasakta çıkar karşımıza.

En başta namaz, veya oruç,

kişinin varoluşu Allah’tan bilmenin,

kâinatı ve kendisinin O’nun mülkü ve memlûkü olarak tanımanın,

hayatın ve zamanın O’nun tasarrufunda olduğunu idrak etmenin

bir hücceti değil midir?..

Sünnet Alimlerinin ittifaki görüşüne göre

"Kul farzları eda eder, namaz, oruç,

KURBAN, vesaireye bağlı nafileleri yapmaya devam ederse,

bununla Allah'ın muhabbetine yakınlığına, yani kurbiyete ulaşır!.."

Bunları yapmazsa zaten,