Hayatımızda olumsuz gördüğümüz şeylerde hadiselerde (niye olmadı, niye böyle, kazanamadım, niye böyle gidiyor, gibi gibi..) kendimize has bir nazarla bakıyoruz bütünsel bakamıyoruz, bütünselikten kasıt ise;

1) Allah’ın orda muradı var Allah seyrediyor,
2) Esmaül hüsnalar hükmünü icra ediyor,
3) Mele-i ala ruhanileri, tüm evliyalar, enbiyalar hat ve hesaba gelmeyen asfiyalar seyrediyor,
4) Mele-i ala’nın melaikeleri, ruhanileri seyrediyor. Dünyada olan hadiseleri,
5) Dünyada olan hadiselerden ahirette sermedi manzara oluyor,
6) İnsanın ruhunun, kalbi, vicdani ve aklının ve bedensel hayatın terbiyesi için yapılıyor,
7) Nefsin melabegahtır.
Nazarını cüz’iyetten külliyete çevir. Külli bak.

Fakat insan hem zahir-perest hem hodgam olduğundan zahire bakıp çirkinlikle hükmeder.(onsekizinci söz-ikinci nokta)

Akıbeti görmeyen his ve hevesle yorumladığımız için gözükmüyor. His nefsin kalbidir heves nefsin aklidir. His ve heveste hodgam olduğumuz için bize bakan yönüyle bakıyoruz.

Allah’a bakan yanını hiç düşünmeden kendine gam biçimde bakar hodgam. Bu yaşantıya ahiretle bakmasan ahiret inancını hayatın içine koymazsan evde de huzur yok toplumda da hiç bir denge yok. Bu günahtır haramdır gibi tabirler neye göre anlam kazanıyor? Ahiret inancına göre ahiret inancı bize burada lazım ahirette zaten oradayım. Ahirete imanla anlam kazanıyorsun.
Halbuki eşyanın insana ait gayesi bir ise Sani’inin esmasına ait binlerdir.(ikinci nokta)


Dünya hadiseleri bize bakan bir diye esmaül hüsnana bakan doksandokuzdur. Mesela kafanda kime tasalanıyorsan bu niye böyle oluyor diye düşündüğün herşey için Mektubatta geçen şu söze dikkat et;
Madem şu kainat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye layık ve müstahak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.


Kuranı Kerim de geçen Hızır as kıssasından, Musa as ile gemiden inip karaya çıkmışlardı orada bir ama çocuk vardı diğer oynayan çocukların gülmesiyle güler ağlamasıyla ağlardı. Sonra dedi ki Musa as bu çocuğa dua et de gözleri açılsın. Hızır as da Ya Musa dedi Allah’ın hikmetine karışma. Bir rivayete göre çocuğun gözü açıldı ilk yaptığı iş sopayı aldı bir tanesinin gözünü çıkarmak oldu. Sonra Musa as senelerce buna ağlayıp dua edecektir,

Sen kulluk yap Allah işini yapıyor. Senin ihtiyarın ve iktidarın haricindeki hadiselere Allah’ın Rubûbiyeti, hikmeti, inayeti, ve adaleti noktasında bak. Herkesin ruhunu bilen Allah o ruhun ahiretine göre inkişaf ve inbisatını şu yöntemle ötekini bu yöntemle ötekisini bu yöntemle onu, kader dışında düşünme kader bana muamele ederken onlara da ne kadar nasıl yaptığını bilerek yapıyor. Eğer sen onun sahibinden fazla şefkat edersen ifratı şefkat, marazı ruhi, sakam-ı kalbidir. Senin iktidarın haricindeki hadiseye Allah buna bunu layık etti mi en doğrusu budur. Yapman gerekenleri yap sonucu bekleme bunu niye böyle oluyor diye itiraz vari konuşma. Hikmeti ilahiye ye teslim ol. O öyle olması lazımdı öyle oldu.

Hem insanın hodgam hevesatı süfli ve akibeti görmeyen hissiyatı kainatta cereyan eden Rahmaniyet ve hakimiyet ve rubûbiyeti kanunlarına mikyas ve mihenk ve mizan olamaz. Kendi ayinesinin rengine göre görür. Merhametsiz siyah bir kalp kainatı ağlar, çirkin, zulüm ve zulümat suretinde görür. Fakat iman gözüyle baksa yetmiş güzel hulleleri giymiş bir cennet hurisi gibi rahmetler ve hayırlar ve hikmetlerden dikilmiş yetmiş binler güzel libasları birbiri üstüne giymiş, daima güler, rahmetle tebessüm eder bir insan-ı ekber ve ondaki insan nevini bir kainat-ı uğra ve her bir insanı bir alem-i asgar müşahede eder. (Şualar-1. makam)


Şuan yaşanan hadiseler seller, depremler, salgın hastalık, orman yangınları niye böyle oldu? Zalim beşerin eliyle oldu ama kader niye müsade etti?


Zaaf-ı imandan gelen tuğyan, ekser musibet-i ammeyi celbettiği gibi, imanı fevkalede kuvvetlendiren Risale i Nur, o musibet-i ammeyi dairesinin haricine bırakmaya Rahmet-i İlahiye tarafından vesile oldu. Bu ehl-i dünya, bu Anadolu halkı Risale nura girmeseler de ilişmesinler. Eğer ilişseler yakında bekleyen yangınlar, tufanlar, zelzeleler ve taunlar istilasına uğrayacaklarını düşünsünler, akıllarını başlarına alsınlar. (Kastamonu Lahikası)

Cenab-ı hak iki cihanda da aziz eylesin evladı iyalemizi deccal ve sufyanların şerrinden muhafaza eylesin hakkı hak bilme batılı batıl bilipte batıldan uzaklaşan zümresinden ilhak eylesin. Aklımıza marifetullah kalbimize muhabbetullah ruhumuza müşahetullah bedenimize ibadetullah hayatımıza kıbletullah nasip eylesin. Allah bizi bize bırakmasın biz bizi unuttuğumuz zaman o bizi unutmasın. İştiraki ameli uhreviyemizden hissemizi ziyade eylesin. Vefat eden kardeşlerimize Allah rahmet eylesin. Hastanelerde olan kardeşlerimize merhamete eylesin onlara şifa versin. Borçlu kardeşlerimize eda dertlilerimize deva nasip eylesin. Risale nurun şahsı manevisi hürmetine. Amin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir